Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeni yasama dönemi için geri sayım başladı. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim 2026 tarihinde başlayacak. Genel Kurulun fiili çalışmalarına ise 6 Ekim Salı günü geçmesi bekleniyor. Yeni dönemde toplumun farklı kesimlerini doğrudan ilgilendiren çok sayıda yasal düzenlemenin gündeme taşınması planlanıyor.
Meclis’in yeni yasama döneminde ilk sıralarda Türk Kızılayı’nın görev ve yetkilerine ilişkin 9 maddelik kanun teklifinin bulunması bekleniyor. Bunun ardından 13. Yargı Paketi kapsamında özellikle boşanma ve nafaka süreçlerine yönelik değişikliklerin gündeme gelmesi planlanıyor.
Yasama gündeminin bir diğer önemli başlığını ise tütün ürünlerinin kullanımını sınırlandırmaya yönelik yeni düzenlemeler oluşturacak. Okul ve hastane çevreleri, parklar, bahçeler, oyun alanları ve tütün ürünlerinin satış biçimine ilişkin çeşitli yeni hükümlerin Meclis gündemine taşınması bekleniyor.
Böylece yeni yasama döneminin ilk haftalarından itibaren hem sosyal hayatı hem aile hukukunu hem de kamu kurumlarının belirli alanlardaki görevlerini ilgilendiren başlıkların tartışılması öngörülüyor.
Meclis 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak
TBMM’de 28. Dönem 5. Yasama Yılı 1 Ekim 2026 tarihinde başlayacak. Genel Kurulun çalışmalarına 6 Ekim’de devam etmesi planlanıyor. Yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte uzun süredir kamuoyunda tartışılan bazı düzenlemelerin yeniden Meclis gündemine taşınması bekleniyor.
Yeni dönem yalnızca mevcut kanun tekliflerinin görüşülmesi açısından değil, farklı alanlarda hazırlanması planlanan yeni düzenlemeler bakımından da önem taşıyor. İlk gündem maddelerinin ardından yargı, aile hukuku ve tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin yeni tekliflerin Genel Kurulun önüne gelmesi bekleniyor.
Meclisin çalışma takviminin başlamasıyla birlikte komisyonlarda yürütülen hazırlıkların Genel Kurul aşamasına taşınması mümkün olacak. Ancak kamuoyunda gündeme gelen bir düzenlemenin yasalaşması için teklifin Meclise sunulması, ilgili komisyonlarda görüşülmesi, Genel Kurulda kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi gibi çeşitli aşamalardan geçmesi gerekiyor.
Bu nedenle açıklanan başlıkların, mevcut aşamada yasalaşmış düzenlemeler olarak değil, yeni yasama döneminde gündeme gelmesi beklenen çalışmalar olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Yeni dönemin ilk dikkat çeken başlığı ise Türk Kızılayına ilişkin 9 maddelik kanun teklifi olacak.
Kızılay için 9 maddelik teklif gündemin ilk sırasında
Yeni yasama döneminin ilk gündem maddelerinden birini Türk Kızılayına yönelik 9 maddelik kanun teklifinin oluşturması bekleniyor. Teklifin temel başlıkları arasında afet ve acil durumlar ile savaş dönemlerinde yürütülebilecek çalışmalar bulunuyor.
Planlanan düzenlemeyle Türk Kızılayının özellikle afet, acil durum ve savaş dönemlerinde hastalıkların önlenmesine yönelik faaliyetlerinin hukuki altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin deprem, sel, yangın ve diğer doğal afetlerle karşı karşıya kalabildiği dikkate alındığında, afet dönemlerinde görev yapan kuruluşların çalışma alanları ve sorumlulukları önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Yeni teklif kapsamında Kızılayın olağan dönemlerin dışında meydana gelebilecek geniş çaplı krizlerdeki faaliyetlerinin hukuki çerçevesinin belirginleştirilmesi amaçlanıyor.
Teklifin dikkat çeken başlıklarından biri de afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Kızılay personeline ilişkin düzenleme olacak. Bu bölgelerde görev yapan personele nakdi tazminat ödenmesinin öngörüldüğü belirtiliyor.
Söz konusu hüküm, özellikle yüksek risk taşıyan bölgelerde görev yapan çalışanların karşılaşabileceği koşullar bakımından önem taşıyor. Düzenlemenin yasalaşması durumunda hangi şartlarda ve hangi kapsamda ödeme yapılacağına ilişkin ayrıntıların kanun metninin uygulanması sırasında belirleyici olması bekleniyor.
Teklifte ayrıca Türk Kızılayının savaş dönemlerinde esir değişimlerinde aracı olarak görev yapabilmesine yönelik bir hukuki çerçeve oluşturulması planlanıyor.
Bu başlık, Kızılayın yalnızca insani yardım faaliyetleri açısından değil, savaş ve çatışma dönemlerinde yürütülebilecek insani görevler açısından da konumunu ilgilendiriyor.
Dolayısıyla Meclisin yeni dönemde ele alacağı ilk düzenlemelerden biri, doğrudan Kızılayın görev alanlarını ve personelinin belirli durumlarda sahip olabileceği hakları ilgilendirecek.
Ancak teklifin kapsamının kesinleşmesi açısından Mecliste yapılacak komisyon ve Genel Kurul görüşmeleri önem taşıyacak. Görüşmeler sırasında maddelerde değişiklik yapılması veya yeni hükümler eklenmesi de mümkün.
Kızılay düzenlemesinin ardından ise gözler aile hukukuna ilişkin başlıklara çevrilecek.
13. Yargı Paketi ile nafaka ve boşanma sürecinde değişiklik gündemde
Yeni yasama döneminde milyonlarca kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendirebilecek başlıklardan biri de 13. Yargı Paketi olacak. Paketin önemli gündemlerinden birini nafaka düzenlemesi oluşturacak.
Boşanma davalarında nafaka, mal paylaşımı ve velayet gibi konuların davaların süresini etkileyebildiği uzun süredir tartışılıyor. Gündeme gelmesi planlanan yeni modelde boşanma sürecinin aşamalara ayrılması öngörülüyor.
Buna göre öncelikle çiftlerin boşanma davasının görülmesi ve boşanmaya ilişkin kararın verilmesi, nafaka, mal paylaşımı ve velayet gibi diğer konuların ise ayrıca ele alınması planlanıyor.
Bu yaklaşımın temel amacı, boşanma kararının diğer hukuki uyuşmazlıklar nedeniyle uzun süre beklemesinin önüne geçmek olarak ifade ediliyor. Ancak düzenlemenin nasıl uygulanacağı, hangi davaları kapsayacağı ve mahkemelerin hangi kriterleri dikkate alacağı, teklifin Meclis görüşmeleri sırasında netleşecek.
Nafaka konusu ise düzenlemenin en fazla dikkat çeken başlıklarından biri durumunda.
Gündemdeki çalışmalara ilişkin aktarılan bilgilere göre nafakanın süresine yönelik yeni bir sistem üzerinde duruluyor. Buna göre evlilik süresi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasında geçen sürenin belirli bir oranının nafaka süresinde ölçüt olarak kullanılmasına yönelik bir model gündeme geliyor.
Bunun yanında çalışamayacak durumda bulunan veya ileri yaştaki kadınlar açısından daha uzun süreli nafaka uygulanmasına yönelik istisnai hükümlerin de değerlendirilmesi bekleniyor.
Burada önemli nokta, söz konusu başlıkların henüz Meclis tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiş kesin hükümler olmadığıdır. Yasama sürecinde teklifin maddeleri değişebilir ve Genel Kurul görüşmelerinde farklı hükümler ortaya çıkabilir.
Boşanma davalarının daha hızlı sonuçlandırılması amacıyla yapılması planlanan değişikliklerin uygulamadaki etkisi de düzenlemenin nihai haline bağlı olacak.
Aile hukukuna ilişkin düzenlemeler yalnızca boşanma aşamasındaki çiftleri değil, nafaka alan veya nafaka ödeyen kişileri, velayet uyuşmazlığı yaşayan ebeveynleri ve mal paylaşımı nedeniyle dava süreci devam eden kişileri de ilgilendirebilecek.
Bu nedenle 13. Yargı Paketi Meclise geldiğinde özellikle nafaka ve boşanma sürecine ilişkin maddelerin ayrıntıları yakından takip edilecek.
Yeni yasama döneminin bir diğer önemli gündemi ise tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin planlanan değişiklikler olacak.
Okul ve hastane çevresinde sigara kullanımına yeni sınırlar geliyor
Meclisin yeni yasama döneminde görüşmesi beklenen düzenlemeler arasında sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını azaltmaya yönelik yeni hükümler de bulunuyor.
Planlanan düzenlemenin özellikle çocukların ve gençlerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda tütün ürünlerinin kullanımını sınırlandırmaya yönelik hükümler içermesi bekleniyor. Bu kapsamda okul ve hastane çevrelerinde sigara kullanımına yönelik yeni yasakların getirilmesi gündemde.
Okulların çevresinde uygulanması planlanan yeni düzenleme, öğrencilerin tütün ürünleriyle karşılaşma ihtimalini azaltmaya yönelik bir adım olarak gündeme geliyor. Hastaneler açısından ise sağlık hizmeti verilen alanların çevresinde tütün dumanına maruz kalmanın önüne geçilmesi hedefleniyor.
Düzenlemenin yalnızca sigara içilen alanlarla sınırlı kalmaması, tütün ürünlerinin görünürlüğünü de kapsaması planlanıyor.
Park, bahçe ve çocukların oyun oynadığı alanlarda sigara kullanımının görünürlüğünü azaltacak uygulamalar üzerinde duruluyor. Böylece özellikle çocukların bulunduğu kamusal alanlarda tütün ürünlerinin daha az görünür hale getirilmesi hedefleniyor.
Bu başlıkta bir diğer önemli değişiklik ise tütün ürünlerinin satış biçimine ilişkin olacak.
Satış noktalarında tütün ürünlerinin kasa arkasında tutulmasına yönelik mevcut uygulamaya yeni bir yaklaşım getirilmesi ve ürünlerin görünürlüğünün azaltılması planlanıyor. Ayrıca elektronik satış sistemlerinde yaş doğrulamasına ilişkin yeni kuralların getirilmesi de gündemde.
Yaş doğrulaması, özellikle internet ve elektronik sistemler üzerinden yapılan satışlarda çocukların ve gençlerin tütün ürünlerine erişiminin önlenmesi bakımından düzenlemenin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Ancak bu hükümlerin nasıl uygulanacağı, hangi işletmeleri kapsayacağı ve denetim mekanizmasının nasıl işleyeceği, kanun teklifinin Meclise sunulmasının ardından daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak.
Tütün ürünlerinin kullanımına ilişkin düzenlemenin 13. Yargı Paketinin ardından Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.
Böylece yeni yasama döneminin ilk gündemleri arasında hem Kızılayın görev alanlarını ilgilendiren hükümler hem aile hukukuna yönelik değişiklikler hem de toplum sağlığı kapsamında değerlendirilen tütün düzenlemeleri yer alacak.
Milyonları ilgilendiren düzenlemelerde gözler Meclis görüşmelerinde
TBMM’nin 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı, farklı toplumsal kesimleri ilgilendiren düzenlemeler açısından yoğun bir gündemle açılacak. İlk aşamada Kızılayın görev ve yetkilerine ilişkin 9 maddelik teklifin ele alınması beklenirken, daha sonra 13. Yargı Paketi ve tütün ürünlerine yönelik yeni düzenlemelerin gündeme taşınması planlanıyor.
Özellikle nafaka düzenlemesi, boşanma davalarının işleyişi ve tütün ürünlerinin kullanım alanlarına ilişkin hükümler milyonlarca kişinin günlük yaşamını doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyebilecek nitelikte.
Bununla birlikte kamuoyunda gündeme gelen düzenlemelerin tamamının henüz yürürlükte olan kanun hükümleri olmadığı unutulmamalı. Bir kanun teklifinin hazırlanması veya Meclise sunulmasının ardından komisyon görüşmeleri, Genel Kurul süreci ve yasalaşma aşaması bulunuyor.
Bu süreçte milletvekillerinin önergeleriyle maddelerde değişiklik yapılabilmesi de mümkün. Dolayısıyla bugün açıklanan çerçeve ile yasalaşacak nihai metin arasında farklılık oluşabilir.
Meclisin yeni yasama dönemine başlamasıyla birlikte özellikle nafaka konusunda yapılacak düzenlemenin kapsamı, boşanma davalarının hangi aşamalara ayrılacağı ve istisnaların nasıl uygulanacağı yakından izlenecek.
Aynı şekilde tütün ürünlerine yönelik düzenlemede okul ve hastane çevrelerinin sınırlarının nasıl belirleneceği, park ve oyun alanlarında uygulanacak kuralların kapsamı, satış noktalarındaki yeni sistem ve elektronik yaş doğrulamasının nasıl işletileceği de görüşmeler sırasında netlik kazanacak.
Kızılay düzenlemesinde ise afet, acil durum ve savaş dönemlerinde kurumun görev alanının nasıl şekillendirileceği, personelin nakdi tazminat hakkının hangi şartlarda uygulanacağı ve savaş dönemlerinde esir değişimlerinde üstlenilebilecek arabuluculuk görevinin hukuki çerçevesi önem taşıyacak.
Dolayısıyla 1 Ekim 2026 itibarıyla başlayacak yeni yasama dönemi, yalnızca Meclisin yeniden çalışmaya başlaması anlamına gelmeyecek. Aynı zamanda aile hukuku, kamu kurumlarının görev alanları ve toplum sağlığı gibi farklı başlıklarda yeni yasal düzenlemelerin tartışılacağı bir dönemin başlangıcı olacak.
Genel Kurulun 6 Ekim’de çalışmalarına başlamasıyla birlikte ilk tekliflerin görüşülmesi beklenirken, milyonlarca kişinin gündeminde bulunan düzenlemelerin hangi kapsamda yasalaşacağı Meclis görüşmelerinin ardından kesinleşecek.
Bu nedenle özellikle nafaka, boşanma, tütün ürünleri ve Kızılay düzenlemelerini ilgilendiren vatandaşların, yalnızca gündeme gelen taslak ve teklifleri değil, yasalaşan nihai metinleri takip etmesi önem taşıyor.
Yeni yasama döneminde atılacak adımların kapsamı, Mecliste yapılacak görüşmeler ve kabul edilen kanunların Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte kesinlik kazanacak. Önümüzdeki süreçte özellikle 13. Yargı Paketi ile tütün ürünlerine ilişkin teklifin ayrıntılarının ortaya çıkması bekleniyor.
